Dikkat eksikliği çoğu zaman yalnızca odaklanamama olarak tanımlanır. Oysa dikkat eksikliği, beynin dikkati başlatma, sürdürme ve yönlendirme biçiminin farklı çalışmasıyla ilgilidir. Bu farklılık fark edilmediğinde, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde akademik, sosyal ve duygusal zorlanmalar ortaya çıkabilir.
Dikkat eksikliği yaşayan bireyler çoğu zaman “isteksiz” ya da “yeterince çaba göstermiyor” şeklinde değerlendirilir. Oysa çoğu durumda problem istekte değil, dikkatin sürekliliğini sağlayan zihinsel düzenleme becerilerindedir.
Nevşehir şubemizde dikkat eksikliği, yalnızca görünen davranışlar üzerinden ele alınmaz. Bireyin günlük yaşamda, okulda ya da iş ortamında hangi alanlarda zorlandığı bütüncül bir şekilde değerlendirilir. Çünkü dikkat eksikliği her bireyde aynı şekilde ortaya çıkmaz.
Dikkat eksikliği olan bireylerin zihinleri genellikle aynı anda birçok uyarana açıktır. Küçük dikkat dağıtıcılar bile odaklanmayı zorlaştırabilir. İlgi çekmeyen bir işe başlamak fiziksel bir yorgunluk hissi yaratabilir ve bu durum zamanla erteleme davranışlarına dönüşebilir.
Nevşehir şubemizde dikkat eksikliğinde; dikkat süresi, planlama becerileri, zaman yönetimi ve dürtü kontrolü gibi alanlar birlikte ele alınır. Özellikle çocuklarda yalnızca akademik başarı değil, duygusal süreçler ve özgüven gelişimi de değerlendirme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Dikkat eksikliği zekâ ile ilişkili değildir. Birçok dikkat eksikliği olan birey yaratıcı, hızlı düşünen ve sezgisel özelliklere sahiptir. Ancak bu potansiyel, uygun yapı ve destek sağlanmadığında fark edilemeyebilir. Bu nedenle Nevşehir şubemizde dikkat eksikliğinde, bireyin güçlü yönlerini ortaya çıkarmayı ve günlük yaşamını daha işlevsel hale getirmeyi hedefliyoruz.
Dikkat eksikliği, bastırılması gereken bir sorun değil; doğru şekilde anlaşıldığında yönetilebilir bir süreçtir. Birey kendi dikkat sistemini tanıdıkça, hem akademik hem de sosyal yaşamda daha dengeli bir ilerleme sağlanabilir.